Bilişim teknolojileri, hayatımızın her alanına derinlemesine tesir etmektedir. İnternet, e-ticaret, yapay zekâ, siber güvenlik, sosyal medya platformları ve kripto varlıklar, gündelik yaşantımıza dahil olmuşlardır. Ancak beraberlerinde yeni hukuki sorunları ve riskleri de getirmişlerdir. Bilişim suçları ve siber güvenlik risklerinden kişisel veri ihlallerine, e-ticaret ve tüketici haklarından fikri-sınai hakların korunmasına kadar geniş bir yelpazede yeni sorunlar belirmiştir.
Bilişim sistemlerine ilişkin tüm hukuk kuralları Bilişim Hukuku çatısı altında ele alınır. Bu yönüyle Bilişim Hukuku, karma bir hukuk dalıdır ve teknolojik gelişmenin hızı da göz önünde tutulunca hukukun en dinamik dallarından birisidir. Bu nedenle Bilişim Hukuku üzerine çalışmak her daim hukuki güncel bilgi ve tecrübenin yanı sıra teknik uzmanlık da gerektirir. Karma bir hukuk dalı olan Bilişim Hukuku’nun başlıca görünümlerini şu şekilde ele alabiliriz:
Kişisel Verilerin Korunması ve KVKK Uyum Süreçleri
Kişisel Verilerin Korunması, Bilişim Hukuku’nun öne çıkan dallarından birisidir. Ülkemizde bu alandaki en önemli düzenleme 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’dur. Bu kanun, veri sorumlusu olan gerçek ve tüzel kişilere önemli yükümlülükler getirmektedir.
Bu yükümlülükler veri envanteri hazırlamaktan, aydınlatma metinleri ve açık rıza formları oluşturmaya, veri güvenliğine ilişkin önlemleri almaya ve Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi’ne (VERBİS) kaydolmaya kadar uzanır. Eğer yurtdışına veri aktarımı söz konusu ise bu konudaki uyum sürecinin de tamamlanması gerekmektedir. Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na yapılan başvurular ve kurum tarafından verilen idari cezalar da bu alanın önemli bir kısmını oluşturmaktadır.
Celil Aktaş Hukuk Bürosu olarak; aydınlatma metinlerinin, açık rıza formlarının, veri envanterlerinin hazırlanması, yurt dışı veri aktarımı, Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na başvuru ve bu kurum tarafından verilen idari cezalara itiraz süreçleri ile kişisel verilerin korunmasına dair diğer tüm hususlarda müvekkillerimizi temsil ediyor ve müvekkillerimize hukuki danışmanlık sunuyoruz.
Siber Güvenlik Hukuku
7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu’nun kabulü ile Türkiye’de siber güvenlik alanında yeni bir dönem başlamıştır. Zira, bu kanunla Siber Güvenlik Başkanlığı ve Siber Güvenlik Kurulu kurulmuştur. Kanun, siber uzayı; “doğrudan ya da dolaylı olarak internete, elektronik haberleşme veya bilgisayar ağlarına bağlı olan tüm bilişim sistemlerini ve bunları birbirine bağlayan ağlardan oluşan ortam” olarak tanımlanmış ve bu ortamda faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilere hem kamu hem de özel sektörü kapsayan çeşitli yükümlülükler getirilmiştir. Ayrıca bu kanunla yeni suçlar ve kabahatler de ihdas edilmiştir. Celil Aktaş Hukuk Bürosu olarak; Ceza Hukukuyla da yakından ilişkili olan bu alanda müvekkillerimize hukuki danışmanlık sunuyoruz.
Bilişim Suçları
Bilişim suçları, Bilişim Hukuku ile Ceza Hukuku’nun kesiştiği alandır. Bu nedenle bu alanı, Bilişim Ceza Hukuku olarak da adlandırmak mümkündür. Ceza hukukumuzda bilişim sistemi, “verilerin toplanıp yerleştirildikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma imkanı veren dijital sistemleri” ifade eder. Bu sistemlere veya burada kayıtlı verilere karşı işlenen suçlar dar anlamda bilişim suçlarıdır. Bu sistemler aracılığıyla işlenen tüm diğer suçlar ise geniş anlamda bilişim suçlarını ifade eder. Bilişim Sistemine Girme (TCK m.243) ve Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme (TCK m. 244) suçları dar anlamda bilişim suçlarına örnekken, bilişim sistemlerinin kullanılmasıyla dolandırıcılık suçunun işlenmesi veya sosyal medya üzerinden bir kişinin tehdit edilmesi geniş anlamda bilişim suçlarına örnek teşkil eder.
Bilişim suçlarının takibi, geleneksel suçların takibine kıyasla çok daha karmaşıktır. Bu süreçte IP/Port bilgilerinin tespiti, cihaz analizi, görüntü ve ses kayıtlarının incelenmesi gibi uzmanlık gerektiren araştırmaların yapılması gerekebilir. Ancak dijital delillerin kolayca silinebilen veya değiştirilebilen yapıları bu süreçleri zorlaştırabilir. Dolayısıyla bilişim suçlarının takibinde hukuk bilgisinin yanı sıra bu sistemlerin nasıl çalıştığına dair teknik bilgiye de sahip olmak gereklidir. Ayrıca bilişim suçlarının sınır aşan yapıları da bu süreçleri zorlaştırmaktadır. Bu yönden bilişim suçları, Uluslararası Ceza Hukuku ile de bağlantılıdır.
Celil Aktaş Hukuk Bürosu olarak; alanlarında uzman çözüm ortaklarımızdan gerekli teknik desteği de alarak müvekkillerimize hukuki hizmetler sunmaktayız. Bilişim suçlarına dair bir iddia ile karşılaşan veya bu suçlardan mağdur olan müvekkillerimizi adli süreçlerde temsil ediyoruz.
Kripto Varlıklar Hukuku
Kripto para birimlerinin bir ödeme ve yatırım aracı olarak yayılması tüm dünyada yeni düzenlemeleri tetiklemiştir. Türkiye’de ise bunlar “kripto varlıklar” olarak adlandırılmış ve Sermaye Piyasası Kanunu’na yapılan düzenleme ile “dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıkları” olarak tanımlanmışlardır.
Kripto varlıklara ilişkin hükümler ve suçlar Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bugün Türkiye’de kripto varlıklara ilişkin düzenlemeler bu kanun hükümleri ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun tebliğleri ile gelişmektedir. Celil Aktaş Hukuk Bürosu olarak; kripto varlık hizmet sağlayıcılarına, gerçek ve tüzel kişilere kripto varlıklara ilişkin idari ve adli süreçlerde hukuki hizmet sunuyoruz.